Prematüre Retinopatisi

 

             Hepimizin bildiği gibi; erken ya da düşük doğum ile dünyaya gelen çoğu bebekte; birçok hastalık baş gösterir. Bu hastalıklar, bazen doğum sonrasında tedavi şansı ile düzelirken, bazı hastalıklar ise bebekte ömür boyu kalıcı hasarlar bırakıyor. Bu hastalıkları en aza indirmek için, ebeveynlerin hamilelik sırasında rutin kontrollerini aksatmaması lazım.

 

            Erken ya da düşük doğum riski ile doğan bebeklerde; Prematüre Retinopatisi, yani retinaya hasar veren körlük hastalığına yakalanma riski oldukça fazla. Her hastalıkta olduğu gibi, bu hastalıkta da erken tanı ve kontroller hayati önem taşıyor. Bebeklerin gözlerindeki damarların gelişimi, doğum olana kadar devam eder, ama erken doğum ya da prematüre bebekler; halk arasında -düşük kilolu- doğan bebeklerde bu gelişim tamamlanamadığı için doğduktan sonra da gelişim devam eder.

 

            Tabir doğal olmayan bu gelişim; beraberinde de birçok riski getirir. Doğumdan sonra gelişen bu göz damarları; retinadaki ağ tabakasını etkiler ve körlüğe en büyük sebeplerden biri olur. Bu yüzdendir ki; yeni doğan bebeklerde düzenli ve rutin olarak göz kontrolü mecburi bir hal almaktadır. Prematüre Retinopatisi; risk faktörleri içerisinde, düşük kilolu doğum, erken doğum, doğumdan sonra yeterli olamayan oksijen, solunum sıkıntısı, anne karnında ya da doğum sonrası oluşan ağır mikrobik enfeksiyonlar, hızla değişen kan, fazla kan nakil işlemi, beyinde oluşan bir sorun sonrası oluşan beyin iç kanaması ve kalbi delik olarak doğan bebeklerde; körlük riski, normal şartlar altında doğan bebeklere nazaran daha fazladır.

 

            Üstelik bu hastalığın tedavi sürecinde suni solunum cihazları ile bebeğe verilen oksijen, bu hastalığın gidişatını etkilemektedir. Doğru oranda verilen oksijen, hastalığın gelişimini azaltmak için önemli bir faktördür, bu hastalığın farkına varıp, bebeğe gerekli göz taramaları yapıldığı müddetçe, hastalığın oluşturabileceği hasarlar, en aza indirilebiliyor. Bu hastalığın ve tedavi yollarının farkına varıldıkça, bu hastalıkla doğan bebeklerin sayısı gün geçtikçe azalmaya devam ediyor. Fakat hala, gebeliğin 35. haftasından önce doğan ve doğum tartısı 2000 gramın altında doğan bebekler, bu hastalığa yakalanma riskini taşımaktadırlar.

 

            Bu hastalık, doğumu izleyen, 1. 5 ya da 2. Ayda, erken doğan bebeklerde ise doğumdan sonraki 40. günden itibaren kendini belli ediyor. Bu hastalığın 5 evresi var ve 3. evreden sonra hastalık tedavisiz ve geri dönülmez bir hal alıyor. Sizler de bebeğinizin, doğum sonrası bu hastalıkla karşı karşıya kalmasını istemiyorsanız, Türkiye'nin sayılı göz hastanelerinden biri olan; Batıgöz Göz Sağlığı Hastanesi'nden randevu alıp gerekli tetkikleri yaptırmak için gecikmeyin.