Mini Anket
Bizi Nerden Duydunuz?
E-Bülten
E-Bültene Kaydolun Yeni Bilgilerden ve Hizmetlerimizden Haberiniz Olsun...
  • Yazı Boyutu

Sıkça Sorulan Sorular

  • Göz Sağlığını Korumak İçin Neler Yapılmalı?
    • Yaz aylarında güneşin çok etkili parlak olduğu zamanında güneş gözlüksüz dışarı çıkmayınız.
    • Sigaranın diğer organlarımıza olduğu gibi gözümüze de olumsuz etkileri vardır, sigara içmeyiniz.
    • Bol bol C vitamini tüketin, katarakt riskini azaltmaktadır.
    • Bol sebze ve meyve tüketin, göz sağlığınızda olumlu etkileri vardır.
  • Gözde Yanmanın Sebepleri Nelerdir?
  • Gözlerde yanma herhangi bir hastalık olmamasına rağmen çok sık karşılaştığımız bir durumdur. Bazen gözyaşınız, göz kapaklarınız, göz yüzeyini örten beyaz zar veya kornea ilgili bazı hastalıklar da bu duruma neden olabilir.

    Göz yanmasına sebep olacak olası bir çok sebep vardır. Göz yanmasına sebep olacak çevre faktörlerinden bahsedecek olursak; duman, toz, kirli hava, şampuan, sabun ve buna benzer bir çok etken göz ile temasa geçtiğinde yanma oluşur. Göz yanmasına sebep olan faktörler göz ile ilgili ciddi sonuçlar ortaya çıkarmaz. Bol su ile yıkayıp gözü biraz dinlendirmek yeterlidir. Eğer yanma günlerce devam ederse mutlaka bir göz doktoruna başvurunuz.

  • Gözlerde Kanlanma Hangi Hastalığa İşaret Eder?
  • Göz kanlanması ihmale gelmeyecek bir göz rahatsızlığıdır. Zamanla geçer diye beklenilecek bir rahatsızlık değildir. Çok nadir olarak, gözde bulunan konjoktiva yüzeyinde damarların genişlemesine bağlı olarak çatlamalar ve bu çatlamalara bağlı olarak kanlanmalar meydana gelebilir.

    Ani çıkışlı göz tansiyonu, alerjik durumlar, göze giren yabancı cisimler, güneşe maruz kalma gibi bir çok neden göz kızarıklığı nedenlerindendir. Oluşum sebebine göre tedavi yöntemi farklı bir yol izler. Her birinin tedavi süreci ve şekli birbirinden farklıdır.

  • Gözlerde Tik Olmasının Sebebi Nedir?
  • Gözlerdeki tik genellikle sıkıntılı dönemlerde görülürler. Gözle ilgili herhangi bir hastalığa işaret etmezler. Kendiliğinden geçmiyor ve sizi çok rahatsız ediyorsa bir sinir hastalıkları uzmanına görünmenizi tavsiye ederim.

  • Göz Altlarında Morlukların Tedavisi Nedir?
  • Göz altı morlukları genellikle kalıtsaldır. Çoğunlukla koyu tenli kişilerde daha belirgin olan bir problemdir. Göz altı morluğu doğuştan, damarların cilde yakın olmasından, cilde renk veren hücrelerin çokluğundan yada sonradan meydana gelen göz altı morlukları sigara, alkol ve uyuşturucudan dolayı kaynaklanabilir.

  • Bilgisayara Bağlı Göz Problemleri ve Çaresi Nedir?
  • İnsanın net görebilmesi, gözün enfeksiyonlara karşı korunması ve göz yüzeyinin kayganlaştırılması için belli bir miktar göz yaşına ihtiyaç vardır. Bu göz yaşı gözün üst dış kısmındaki ve kapakların iç yüzeyini örten zardaki bezlerden salgılanır ve burun tarafındaki pınarcıklardan buruna aktarılır.

    Göz yaşının göz üzerinde düzenli dağılımı için göz kırpma refleksine gerek vardır. Günümüzde sık kullanılan bilgisayar monitörleri ve diğer monitörlü araçlar göz kırpma refleksini azaltarak kuruma meydana getirirler. Hasta bu durumda gözünde yorgunluk, yanma, batma, ışığa duyarlılığın artışı gibi şikayetler hisseder.

    Tedavide planlı çalışma, belli aralıklarla dinlenme, yüzü ılık suyla yıkama ve gerekirse göz yaşı destekleyici ilaçlar önerilir. Ayrıca monitörden gelen ışınlar yansımalara yol açarak gözü rahatsız eder. Bunu engellemek için koruyucu filtreler ya da antirefle camlı gözlüklerin kullanılması gerekir.

  • Ani Görme Kayıplarının Sebepleri Nelerdir?
  • Ani görme kaybına yol açan birkaç hastalık vardır.

    Bunlardan ilki ani göz içi basıncı yükselmesidir. Özellikle loş ortamlarda ve sıkıntılı zamanlarda meydana gelen bu durumda göz içi sıvısının gözü terkettiği bölge tıkanır, göz içi basıncı yükselir, göz ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi şikayetler meydana gelir.

    İkinci durum kafa içi basınç artışıdır. Bu durumda başağrısı ve mide bulantısı gibi şikayetler görme bozukluğundan daha fazla dikkati çeker.

    Üçüncü olarak beyin damar hastalıklarında meydana gelen ani görme kaybıdır. Bu duruma da diğer şikayetler pek fazla katılmayabilir. Migren hastalığı olanlarda da bahsetmiş olduğunuz şikayetler meydana gelir.

    Son olarak gözün sinir tabakasını etkileyen hastalıklar yönünden incelenmeniz gerekir. Kısaca söylemek gerekirse bahsetmiş olduğunuz durum ciddi bir durum olup derhal tanısının konması lazımdır. Bu amaçla öncelikle bir göz doktoruna görünüp daha sonra gerekiyorsa nörolog veya beyin cerrahı tarafından değerlendirilmeniz uygun olur.

  • Renk Körlükleri ile İlgili Bilgi?
  • Renk körlüğü görme azlığı veya görme kaybına yolaçmaz. Renkleri görmemizi sağlayan görme alanındaki bir eksiklikten kaynaklanır. Özellikle Mavi ve yeşil veya Kırmızı ve Yeşil renklerin seçilmesi zor olabilir. Bu hastalık genel olarak kalıtsal ve kadınlardan çok erkeklerde görülen bir durumdur. En sık görülen durum Kırmızı - Yeşil renk eksikliğidir. Bu durum aynı zamanda Glokom veya görme sinirindeki bir hasardan da kaynaklanabilmektedir.

    Doğuştan renk körlüklerinin çoğu orta derecededir. Renk körlüklerinin tanısı için en sık kullanılan yöntem Ishihara kartlarıdır. Bu kartlarda renkli sayılar ve bulmacalar yer alır. Renk körlüğü olan kişiler bu sayıları okuyamaz ve bulmacaları çözemezler. Bu testin yanısıra renk yumakları da kullanılmaktadır.

  • Gözlerde Kaşıntı Neden Olur?
  • Gözlerde ileri derecede kaşıntı allerji, enfeksiyon, göz yaşı azlığı, gözde depozit birikmeleri, yabancı cisim kaçması, göz kapağı ve kirpik hastalıkları, göz yüzeyinde düzensizlik yapan hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları, romatolojik hastalıklar, bazı cilt hastalıklarının göz bulgusu gibi pekçok patolojik duruma işaret edebileceği gibi yorgunluk, uykusuzluk ve bilgisayar başında fazla çalışma gibi normal durumlarda da meydana gelebilir. Bunların ayrımının yapılabilmesi için muayene olmanız gerekir.

  • Göz Hekimine Başvurulması Gereken Durumlar Nelerdir?
    • Görmede azalma ( hatta gelip geçici olsa dahi )/
    • Göz önünde yüzen, uçuşan cisimler ( siyah kılcıklar, tüycükler, noktalar, benekler, lekeler )
    • Işık çakmaları
    • Bir perde ya da peçe arkasından bakıyormuş gibi görme hissi
    • Işıkların çevresinde renkli halkalar görme
    • Gözde ve göz çevresinde ağrı hissi
    • Göz çevresindeki deride ve gözde kızarıklık
    • Gözde ödem ve sulanma
    • Gözlerin birisinin veya ikisinin öne doğru çıkması, fırlaması
    • Göz kayması, şehlalık
    • Çift görme
    • Şeker hastalığı
    • Yüksek kol tansiyonu, damar sertliği hastalığı
    • Böbrek hastalığı
  • Çeşitli Göz Rahatsızlıklarından Biri Olan Presbiyobi Nedir? Belirtileri Nelerdir?
  • Gözün görmesi esnasında uyum rekleksinin bozulması durumudur. Örneğin göz rahatsızlığı olan bir kişinin uzağı net gördüğü gözlükle, yakını net görememesidir. Uyum refleksi yaş olarak kişilerde 40 yaşlarında başlar. Kişi bu rahatsızlığın ihtiyacını yakın gözlüğü ile karşılar. Kişinin bir şeyi yakından okurken gözünü aşırı kısması, daha çok ışığa ihtiyaç duyması, gözün okurken çok çabuk yorulması ve en önemlisi yazıyı uzağa götürme eylemi bu rahatsızlığın başlıca göstergelerindendir.

    Bu uyum refleksi bozulan kişiler yakını görmekte zorlandıkları için, yakındaki bir yazıyı okumaya çalışırken, beyin merceğin kırıcılığını artırabilmek için olağanüstü çalışır ve bu kişinin beynini çok yorup, ağrıya sebep olur. Yakın gözlük kullanmaya başladıktan sonra kişinin görmesinde ve genel yaşantısında ciddi bir rahatlama olur.

    60 yaşından sonra uyum refleksi sonlanır. Katarakt ameliyatı olmuşsa eğer hasta, uyum refleksini tamamen kaybetmiş olduğundan 3 numara presbiyop olur. Miyop olan bir hasta presbiyop evresinde, gözleri zaten normalden fazla kırıcı olduğu için yakına bakarken gözlüklerini çıkartmaları yeterlidir.

    Eğer hasta hem presbiyobi rahatsızlığına sahip hem de uzağı göremiyor ise, ikisini de bir arada sağlıklı bir şekilde yaşam sürdürmeyi sağlayan progresif gözlük kullanmayı tercih edebilirler.

  • Kontakt Lens Kullanılırken Nelere Dikkat Edilmeli? Herkes Kontakt Lens Kullanabilir mi?
  • Gözlük kullanmak istemeyenlerin çok fazla tercih ettiği kontakt lensler, günlük yaşamda kişilere daha konforlu bir yaşam sunduğu için kişilerin tercihlerinin ilk sırasında gelmektedir. Kalın gözlük kullanmaktanda, lens kullanmak görünüm açısından kişiyi daha rahat hissettirmektedir.

    Lens kullanımı; göz kusurlarını gidermede gözlükten daha iyi sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.

    Kontakt lensler, aynı gözlükler gibi optikçilerde satılmaktadır. Ancak tam gözlük numarasına göre hastaya lens vermek uygun değildir. Çünkü lens kullanırken göz numarası yanı sıra, kişinin gözü ile ilgili bazı problemleri olabilir. Lens kullanmaya başlamadan önce, hasta önce bir doktora gitmeli ve göz muayenesi olmalıdır. Göz muayenesi sırasında göz kapak ve kirpiklerinde rahatsızlık veya hassaslık olup olmadığı kontrol edilir. Kişiye, doktor tarafından kendi göz yapısına uygun lens seçimi önerilmektedir. Bunların yanı sıra; hastanın gözünün kornea çapı önemli bir kriterdir. Gözlük reçetesi ile optiğe gidilip lens alınmamalıdır. Çünkü gözlük reçetesinde çap belirtilmediğinden hatalı lens alınabilir.

    Herkesin göz yapısı birbirinden farklıdır, uygulanan müdahale ve yapılan tetkikler sonucunda farklı tedavi şekilleri ortaya çıkabilir. Eğer hastanın göz kapağında arpacık tarzında rahatsızlık, kirpikleriyle ilgili problemleri veya göz nezlesi gibi yüzeysel problemleri varsa hasta yumuşak lenslerden uzak durmalıdır. Travma sonucu kapak bütünlüğü bozulmuş ve felç nedeniyle göz hareketleri sürekli ve muntazam olmayan hastalar da kontakt lens kullanmamalıdır.

    Kuru göz sorunu olan hastalarda kontakt lens sıkıntı oluşturabilir. Lensin materyaline yani maddesine göre gözde kuruluk hissini artırabilir. Kişinin gözyaşını kendi içine çekip zaten kuruluk sorunu olan gözde kişide aşırı derecede batmaya ve kaşınmaya yol açabilir. Kuru göz sorunu olan kişilere kontakt lens mümkün oldukça verilmemelidir. Kontakt lenslerle uyumak göze zarar verebilir. Fakat son yıllarda 30 gün çıkartılmadan gözde kalabilen ya da sadece bir hafta çıkartılmadan gözde kalabilen lensler satışa sunulmuştur. Kişiler bu kontakt lensleri satın alıp kullanırken kendi göz hassasiyetlerini de göz önünde bulundurmalılar.

    Kontakt lens kullanırken dikkat etmeniz gereken diğer bir husus lenslerin hijyen ve temizliğidir. Gözde huzursuzluk hissedildiği anda kontakt lensler hemen çıkartılmalıdır. Huzursuzluk belirtileri; kızarıklık, görmede azalma, batma, yanma, sulanma, kaşıntı ve çapaklanma şeklinde olabilir. Bu tür problemler iki nedenden dolayı kaynaklanıyor olabilir; kişinin gözüne uygun olmayan lens kullanmasından ya da hijyen ve bakım kurallarına dikkat etmemesinden dolayı oluşur.

  • Renkli Lens ile Renksiz Lens Arasındaki Fark Nedir? Görme Açısından Bir Fark Oluşturur mu?
  • Renkli lenslerin de miyop, hipermetrop, astigmat hastaları için olanları mevcuttur. Arasında numara ya da kullanım açısından bir fark yoktur. Hijyen açısından aynı titizlikle kullanılması gerekmektedir. Ancak aradaki tek fark renkli lenslerle elde edilen görüş kalitesi renksiz lensler kadar iyi değildir.

  • Göz Tansiyonunun İlk Belirtileri Nelerdir? Göz Tansiyonu Nasıl Anlaşılır?
  • Göz tansiyonu hastanın ilk zamanlarında erken dönemde herhangi bir belirti vermez. Göz tansiyonu hastalığı yavaş yavaş ilerlediği için görme alanındaki kayıp hasta tarafından çok çabuk fark edilmez. Erken teşhis ile ilerlemesi durdurulabilir fakat bunun için sürekli göz muayenesi oluyor olmanız gerekmektedir. Yoksa göz tansiyonunun kişi tarafından erken teşhis edilmesi oldukça zordur. Göz tansiyonunda bazen nadir görülen türünde bulantı, kusma, ağrı, görmede bulanıklık ortaya çıkabilir. Ama her hasta da bu belirtiler ortaya çıkmayabilir.

    Eğer yakınınızda, akrabanızda glokom rahatsızlığı var ise; gözlerinizde yorgunluğa bağlı hafif ağrı, kanlanma gibi şikayet olduğunda bunun göz tansiyonu belirtisi olduğundan şüphelenip, göz muayenesi olup göz tansiyonunuzun ölçülmesi en doğru davranış olacaktır. Göz tansiyonunda bazen gözde hafif ağrılar, günün bazı saatlerinde bulanık görmeler gibi belirtiler görülebilir.

    Açık açılı ve kapalı açılı olmak üzere iki göz tansiyonu (glokom) tipi vardır. Açık açılı göz tansiyonunun belirtisi çok kesin ve net olmadığı için kişinin bunu anlaması daha zordur. En az belirti veren göz tansiyonu tipidir. Kapalı açılı göz tansiyonu(glokom) tipinin belirtileri; sabahları belirginleşen baş ağrısı, geceleri ışık etrafında ışıklı halkalar görmedir.

    Ani olarak göz tansiyonu yükseldiğinde oldukça çarpıcı belirtiler ortaya çıkar. Görme bulanıklığı, bulantı, kusma, gözün arka tarafında bulunan şiddetli ağrı en belirgin şikayetlerdir. Fakat ani olarak yükselme az sayıda hastada ortaya çıkar, genel olarak göz tansiyonu yavaş yavaş artar ve bu sayede ağrı çok hissedilmez. Bu yüzden çoğu zaman hastalığı durdurma tedavisi için çoğu zaman geç kalınmış olur.

  • Sık Rastlanan Göz Kapağı Hastalıkları
  • Göz kapağında en çok görülen hastalık alerjik durumlardır. Göz kapağı içerisinde bulunan yağ bezlerinin iltihaplanması sonucunda arpacık, tıkanması sonucunca şalazyon ve kapak kenarı kirpik diplerinde oluşan blefarit diye adlandırılan durumlar göz kapağı rahatsızlıklarındandır. Bir de bunlara ek olarak göz kapaklarında şekil bozukluğu oluşturan hastalıklar vardır. Göz kapağı şekil bozukluğu ptozis adı verilen kapağın düşüklüğüdür. Göz kapağı hastalıklarını oluşturan sebebe göre hastalıkları ilaç veya ameliyatla tedavi etmek mümkündür.

    Gözde görülen belirtiler hastalığın sebebine göre değişmektedir. Alerjik durumlarda kaşıntı en belirgin ve kişiyi en çok rahatsız eden belirtisidir. Göz kapağında şişlik, gözün kendisinde yaşarma, kızarıklık ve ağrı olabilir. Eğer arpacık ve şalazyon gibi iltihabi bir durum varsa bunların belirtileri, daha belirgin şişlik ve kızarıklıktır. Kişiyi oldukça rahatsız eden ve ağrılı bir süreçtir. Blefarit belirtisi kapak kenarında kızarıklık ve kaşıntıdır.

    Alerjik göz rahatsızlıklarında yapılan tedavi yöntemi bunlara neden olan etkenleri öncelikle ortadan kaldırılmasına yönelik olmalıdır. Alerjik reaksiyonlar tamamen dış etkenlere bağlı olarak geliştiği için kişi bunlara maruz kalmadığı takdirde alerjik rahatsızlığı ortaya çıkmaz. Dış etkenlerden uzak kaldığı sürece hiçbir sorunla karşılaşmaz. Toz, polen, tüy alerjik reaksiyonu tetikleyen etkenlerdendir. Tedavide verilen ilaçlar hastalık belirtilerini iyileştirmeye yöneliktir.

  • Katarakt ameliyatından sonra gözlük takacak mıyım?
  • Ameliyatta gözünüze yerleştirilen yapay mercek uzak görüşünüze göre hesaplanırsa okuma gözlüğüne ihtiyacınız olacaktır. Hem uzak hem de yakını beraberce net gösteren özel “multifokal” göz içi lensleri gözünüze yerleştirilirse gözlük kullanmanız gerekmeyecektir.

    * Bazı durumlarda gözlük kullanmak gerekebilir.

  • Katarakt ameliyatında anestezi alacak mıyım?
  • Katarakt ameliyatı için genellikle lokal anestezi uygulanır. Narkoz (genel anestezi), çocuk, bebek hastalar ve bazı özel durumlar dışında uygulanmaz.

  • Katarakt ameliyatı ne kadar sürer?
  • Hastanın durumuna, kataraktın türü ve derecesine göre bu süre değişebilir. Günümüzde katarakt ameliyatları fakoemülsifikasyon tekniği ile kısa sürede yapılabilir. Bu teknik ile gözde küçük bir kesi açılarak saydamlığını yitirmiş lens çıkarılır, yerine yapay göz içi lensi yerleştirilir.

  • Katarakt ameliyatında göze dikiş atılır mı?
  • Uygulanan ameliyatın türüne göre değişse de günümüz katarakt ameliyatı tekniklerinde genellikle dikişe gerek kalmamaktadır.

  • Kataraktın iyileşme süresi ne kadardır?
  • Ameliyattan sonra hastanın normal görüşe kavuşması için geçen süre, ameliyatın zorluğuna, kataraktın sertliğine bağlı olarak değişir.

    1 hafta – 15 gün içerisinde iyi bir görme noktasına gelinir. Hasta 15 günle 30 gün arasında tamamıyla iyileşir. Doğru zamanda gelip ameliyatını olmuş bir hasta, 1-2 günde bile düzelebilir.

  • Lens gözde ne kadar kalır?
  • Özel durumlar haricinde lens gözde ömür boyu kalır.

  • Fiyat farkı var mı?
  • Multifokal lensler monofokal lenslere göre sağladıkları avantajlar nedeniyle biraz daha pahalıdır.

  • Sosyal veya Özel sigorta şirketleri bu ameliyatı karşılar mı?
  • Özel sağlık sigortaları, yapılan anlaşmaya bağlı olarak bu ameliyatı karşılayabilir. SSK ve Bağ-Kur ise standart katarakt paket fiyatını karşılamaktadır.

  • Lazer Tedavisi nedir ?
  • Lazer tedavisinin dünyada en yaygın kullanılan yöntemi LASİK tedavisidir. Görme bozukluğunun derecesine göre bilgisayar aracılığıyla programlanan “Excimer Laser” ışını ile gözün saydam tabakası olan korneanın yeniden şekillendirilmesi sonucunda doğru odaklanma ve net görme sağlanır. “Excimer Laser” ile görme bozukluklarının düzeltilmesinde PRK, LASEK ya da LASIK tekniği uygulanır.

  • Lazer güvenli midir?
  • Excimer Lazer ile kırılma kusurlarının tedavisi, yıllarca süren bilgi birikimi ve klinik denemeler sonucu Amerika Birleşik Devletleri’ndeki FDA’dan (Amerika’daki Gıda, Sağlık ve ilaç denetimi ile ilgili en önemli kurum) etkin ve güvenli olduğuna dair onayın alınması ile başlamıştır.

  • Yeniden Lazer Uygulanabilir mi?
  • Bir göze yeniden lazer uygulanabilmesi, korneanın kalınlığı ile alakalıdır. Nüks varsa kornea kalınlığı uygunsa uygulama yapılabilir.

    Olguların yaklaşık %5’inde yeniden lazer uygulamasına ihtiyaç duyulmaktadır.

    Bu olgular genellikle yüksek derecede düzeltme yapılanlar veya bünyesi fazla reaksiyon gösteren kişilerde ortaya çıkabilir.

    İkinci lazer, uygulamasında mikrokeratom kullanılmadığı için operasyon, hasta açısından çok daha rahat olacaktır.

  • Lasik Ameliyatının Avantajları Nelerdir?
  • Lasik ile düşük, orta ve yüksek derece miyop tedavi edilebilir.

    Lasik sonrası numarada geri dönüş ya olmaz ya da yüksek numaralarda çok az olur.

    Lasik sonrası numaranın dengeye kavuşması daha hızlıdır.

    Her iki göz aynı anda yapılabilir.

    Hastaneye yatış gerektirmeden gerçekleştirilir.

    Hastalar 24 saat içinde günlük aktivitelerine dönebilirler.

  • Lazer sonucu görüşümü kaybeder miyim?
  • Lazer her göze yapılmaz. Detaylı değerlendirmelerden sonra bir gözün lazer olup olamayacağına karar verilir. Lasik sonrası hastanın görme kaybı riski yoktur.

  • Lazer tedavisi sonrası numaram yeniden oluşur mu?
  • Lazer sonrası eski numaraya dönüş asla söz konusu değildir. Ancak hafif nüksler olabilir ve bunların çoğu gözlük dahil gerektirmez. Tashih gerektirecek kadar yüksek numaralarda eğer göz yapısı uygun ise ikinci girişimle sorun çözülebilir.

  • Lazer tedavisi sonrasında katarakt veya göz tansiyonu yükselmesi olabilir mi?
  • Kırılma kusurlarının tedavisinde kullanılan Excimer Lazer korneada etkilidir. Daha derin dokulara herhangi bir etkisi yoktur. Dolayısıyla bugüne kadar lazere bağlı katarakt veya glokom olgusu bildirilmemiştir. Ancak lazer sonrası reaksiyonların kontrolü için kullanılan steroid damlaları bazı kişilerde geçici olarak göz içi basıncını yükseltebilir. Bu nedenle ilaçlar kontrollü bir şekilde kullanılır ve böyle bir etki ile karşılaşıldığında ilacın kesilmesi ile göz içi basıncı normale döner.

  • Lazer sonrasında kontakt lens veya gözlük kullanılabilir mi?
  • Lazerle tam düzelme beklenmeyen yüksek numaralı gözlük kullanan kişiler düşük numaralı gözlük kullanabilirler, fakat yumuşak kontakt lens kullanmaları için göz yapılarının tamamen iyileşmesini beklemek gerekir. Kozmetik renkli lensler belirli bir zaman geçtikten sonra kullanılabilir.

  • Tedavi sırasında gözümü oynatırsam ne olur?
  • Kullanılan cihazın Turbo Göz Takip Sistemi sayesinde, gözdeki en küçük dönme ve kaymalar otomatik olarak takip edilmekte ve böylece lazer ışınları istenilen yerde tam bir düzeltme sağlamaktadır.

  • Keratokonus neden oluşur?
  • Genç yaşlarda özellikle ergenlik çağlarında ortaya çıkar.

    Genetik yatkınlık (ailede keratokonus hastasının olması) özellikle alerjik konjunktivit yüzünden, gözü devamlı kaşımak ve ovalamak.

    Kontakt lensin doğrudan merkezde temas yapması.

    Uzun süre göze baskı oluşturacak şekilde yatıp uyuma alışkanlığı gibi sebepler keratokonus rahatsızlığına yol açabilir.