Beslenme ve Diyetetik S.S.S

Beslenme ve Diyetetik S.S.S

Evet yapılmalıdır. Gebelikte beslenme tedavisi eğer annenin gebelik öncesi ağırlığı yüksekse ilk üç ay anne zayıflatılır, 2. Trimester ile bebeğin beyin gelişimi başlayacağı için 3. Aydan sonra zayıflatılmaz. Anneye ayda 0,5 - 1 kg aldırtılarak beslenme programı planlanılır. Eğer anne normal ağırlıkla gebe kaldıysa ilk üç ay kilosunu koruması istenir, 3. Aydan itibaren anneye 1-1,5 kg’lık bir kilo artışı olacak şekilde beslenme programı düzenlenir. Eğer annenin gebelik öncesi ağırlığı düşükse ve adölesan (  adölesanlığın 10-19 yaşlar arasında olduğunu bildirmektedir) Adölesan gebeliğin risk faktörleri çok yönlüdür. Erken doğum tehditi, gebelikte hipertansiyon, anemi, düşük doğum ağırlığı, konjenital anomali riski, müdahaleli doğum, artmış HIV riski, sigara ve keyif verici madde kullanımı, bunlar arasındandır. Annenin durumu stabil ise ayda 2kg alarak gebeliği sonlandırması planlanılır.

Gebelikte beslenme, hastanın kronik hastalıkları ,yaşı ve kilosu dikkate alınarak planlanılır. Gebeye her besin öğesi verilerek günlük enerji ihtiyacını karşılayan bir beslenme tedavisi uygulanır. Beslenme tedavisinde karbonhidrat, protein ve yağdan gelen enerji, hastanın yaşam tarzına göre öğünlere paylaştırılır. Bazı gebeliklerde gestasyonel diyabet ortaya çıkabilir. (Gebelik diyabeti = gestasyonel diyabet daha önceden diyabeti bulunmayan bir kadında, gebelik sırasında ortaya çıkan ve bebeğin doğumu ile birlikte genellikle ortadan kaybolan, geçici bir diyabet şeklidir.) Bu gebelerde kilo kontrolü kan şekerini dengelenmesi için çok önemlidir. Anneye kan şekerlerini nasıl dengeleyeceği iyice öğretilene kadar hasta düzenli kontrollere çağrılır.

Diyabet hastalarının % 80’i obezite problemi yaşamaktadır, bu sebepten hastaya vücut analizi yapıldıktan sonra hedef bir kilo belirlenir ve sağlıklı kilosuna gelene kadar zayıflama tedavisi uygulanır.  Bu tip hastalarda vücut ağırlığının %10’unun kaybı istenir. Daha sonrasında kan şekerleri dengelenir fakat diyabet kronik bir hastalık olduğu için hastadan asla gitmez ya da iyileşmez. Beslenme tedavisi ve zayıflama diyabet hastalarının yaşam kalitelerini arttırmak ve diyabetin uzun vadede hastaya getirebileceği komplikasyonları;

Retinopati: Gözün damarları ve retinanın bozuklukları, Diyabetik Nefropati: Böbreklerdeki kılcal damar bozukluğuna bağlı bozukluklar, Nöropati: Çevresel sinirlerde görülen bozukluklar) engellemek amacı ile yapılır.

Kalp damar hastalarının genelinde hiperlipidemi ( Hiperlipidemi : plazmada bulunan kolesterol ve trigliserid düzeylerinin beklenen normal değerlerden yüksek olması anlamına gelir.) ve dislipidemi ( Dislipidemi : kanda kolesterol, TG veya LDL miktarının artması veya HDL miktarının azalması durumudur.) görülür. Bu tip hastalıklarda yine %80’inde obezite problemi vardır.  Bu sebepten hastaya kolesterol kısıtlı zayıflama tedavisi uygulanır.

Mide rahatsızlıkları arasında en çok reflü, gastrit ve ülser görülür. Rahatsızlığın çeşidine göre de beslenme tedavisi de farklılık göstermektedir. Bu rahatsızlıkları yaşayan hastaları rahatlatmak için her bir öğünde az ama sık yenmesini sağlamaktır. Böylece hasta midesini bir anda tıka basa doldurmayacağı için şikâyetlerinde de azalma gözlenecektir.Eğer hasta kiloluysa , kilo vermesini sağlayarak midenin sıkışıklığını azaltmak mide rahatsızlığının şikayetlerini azaltacaktır. Bunun için de ;

Sık sık ama az ve öz yenilmeli ( 3 ana -3 ara öğün ) , gazlı ve asitli içeceklerden kaçınılmalı ,yemek esnasında içecek içilmemeli ,sıvı alımı öğünler arasında yapılmalıdır . Yemekler çok sıcak ya da soğuk olmamalı ,yavaş yenmeli ve uzun süre çiğnenmelidir . Mideyi yoracak ve tahriş edecek yiyeceklerden kaçınılmalıdır . Baharat , turşu , konserveler ve alkollü içeçekler vs… Uzun süre aç kalınılmamalıdır.

Ülser yarasının iyileşmesini yavaşlatacak sigara ve alkolden kaçınılmalı , protein yönünden zengin , A,B,C vitaminlerince zengin gıdalarla beslenerek iyileşme hızlandırılmalıdır. Yemeklerde bitkisel yağlar özellikle zeytinyağı tercih edilmelidir. Mideyi ve bağırsakları fazla yormamak için ve ülser ilaçlarının kabızlık etkisini azaltmak adına posalı ( lifli) gıdalar yenmelidir . Tuz , çay ve kahve tüketimi azaltılmalı yerine bitki çayları tercih edilmelidir.