Genel Cerrahi S.S.S

Genel Cerrahi S.S.S

Açık cerrahiye kıyasla yapılan ameliyatın özelliğine göre çok küçük kesiler ile (genellikle 1 cm'lik) yapılır. Kesi küçük olduğu için çok kısa zamanda normal hayata geçilir. Ameliyat sırasında çok daha geniş alanlar görülebilir ve müdahale edilebilinir. Kesi küçük olduğu için ameliyat sonrası yapışıklık gibi problemler daha az görülür. Hastanede kalış süresi daha kısa olduğu için iş kaybı daha azdır. Ameliyat sonrası ağrı, sızı vb şikayetler çok daha azdır.

 

Düzenleme Tarihi: 15.05.2019

Ameliyat sebebine göre ameliyat sonrası yapılması gerekenler belirlenir. Ameliyatın sebebine göre yapılan operasyonlar da farklılık gösterir. İyi huylu kalın bağırsak ameliyatları ve kanser ameliyatları farklılık gösterebilir dolayısı ile ameliyat sonrası takip ve tedavi de farklık gösterir.

Kanser ameliyatları, kanserin lokasyonuna ve evresine göre özellik arz eder. Bazı hastalarda ameliyat öncesi kemoterapi ve radyoterapi yapılıp sonrasında ameliyata alınabilmektedir. Bir kısım hastaya ise ameliyatı takiben kemoterapi ve radyoterapi uygulanabilmektedir. Bu tür vakalar multidisipliner yaklaşım gerektiren hastalıklar olduğu için cerrahlar tek başına karar vermez, toplanan bir heyet tarafından karar ortak verilir. (Toplanan heyette; genel cerrah, radyolog, onkolog, gastroenterolog, psikiyatrist, radyasyon onkolojisi uzmanı ve diyetisyen gibi uzmanlar yer alır)

İyi huylu kalın bağırsak ameliyatları da farklılık gösterir (ülseratif kolit, divertikülit v.b.) Ameliyatın yapılış şekli de çok önemlidir; laparoskopik veya açık ameliyat sonrası hastanın, hastanede kalış süresi ve diğer komplikasyonların olma olasılığı oldukça düşüktür. Ameliyat sonrası ameliyat sebebine ve yapılan ameliyata göre beslenme ve rutin takipler bir algoritmaya uygun olarak yapılmalıdır.

Düzenleme Tarihi: 15.05.2019

Laparaskopik ameliyatlar zamanla tecrübe ve kullanılan laparaskopik aletlerin gelişmesiyle hemen hemen her vakada başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Bazı durumlarda Laparaskopi tercih  edilmeye bilinir veya dikkatli olunmalıdır

Bu durumlar;

Hastanın tercihi, Ciddi Akciğer Hastalığı olanlar, Ciddi Kalp Hastalığı olanlar, Daha önce geçirilmiş ameliyatlara bağlı karın içi yapışıklığı olanlar, Büyük ve ileri derece tümörü olanlar, Bazı kan hastalığı olanlarda,

Laparaskopi tercih edilmeyebilir

Düzenleme Tarihi: 16.05.2019

Sünnet yaşı için kesin olarak şu yaşlar arasında yapılmalıdır demek doğru bir yaklaşım değildir. 3 yaşından önce ile 7 yaşından sonra yapılması, psikolojik travmayı azaltması açısından uygun olduğu ön görülmektedir.

Bizim tecrübemiz ve gözlemlerimiz ise doğumdan itibaren her yaşta yapılması yönündedir.

Burada yaş grubuna bağlı olarak değişen sadece uygulanan anestezinin şeklidir .

 

Düzenleme Tarihi: 11.06.2019

Sünnet derisinin altında salgılanan sıvının birikmesine bağlı olarak meydana gelebilecek ağrı, şişlik ve kızarıklık gibi şikâyetler önlenmiş olur. Sünnet derisinin yapışıklığına bağlı olarak (fimozis) gelişebilecek idrar yapmakta ki problemler önlenmiş olur. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların oranında azalma olur.

Düzenleme Tarihi: 11.06.2019

 

Demans benzer özellikleri içeren çok sayıdaki hastalığın genel ismidir. Latince zihin anlamına gelen “mens” kelimesinden türemiş olan demans, zihnin yitirilmesi anlamına gelmektedir. Yaşlılıkta sık görülen hastalıklardan biri olan, damarsal ve dejeneratif (beyin harabiyeti ile giden) değişimlere bağlı gelişen demans hastalıklarının başında %50-70 arasında değişen oranlarıyla Alzheimer gelmektedir. Demans yaşlanma ile karşılaşılan en önemli hastalıklardan biri olup, ölüm nedenleri arasında 3. sırada olmasına karşın bakım gerektiren hastalıkların başında gelir. Demans, kronik ve genellikle ilerleyici hastalıklar olarak bellek ve entellektüel kapasitenin azalması ile bellek, konuşma, algılama, hesaplama, yargılama, soyut düşünme ve problem çözme gibi bilişsel işlevlerden en az ikisinde bozukluk olması ile karakterize bir tablodur. Bilişsel işlevlerde bozukluğa bağlı olarak bireyin günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlama, sosyal ve mesleki yaşantısında bozukluk oluşmaktadır.

Alzheimer hastalığı ilerleyici beyin harabiyeti ile giden, nörodejeneratif bir bozukluktur. Görülme sıklığı ve ölüm oranları, bakım maliyetleri ile bakıcılara ve topluma genel etkileri açısından önemli bir halk sağlığı sorunudur. Demans adı verilen ve beynin bilişsel bozuklukları ile seyreden hastalıkların en sık görülen tipi Alzheimer hastalığıdır. Alzheimer hastalığı öncelikle hafıza olmak üzere, tüm bilişsel fonksiyonlarında ilerleyici kayba neden olur. İlerleyen yaşla birlikte, Alzheimer hastalığının görülme sıklığı artar ancak Alzheimer hastalığı, normal yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu değildir. Normal yaşlanma sürecinde beyinde yapısal bir takım değişiklikler olur ama bilişsel/zihinsel yetilerde belirgin bir kayıp söz konusu değildir. Alzheimer hastalığında ise, belirgin şekilde “yeni bilgileri öğrenme güçlüğü” vardır. Alzheimer hastalığının belirtileri, hafıza sorunları, düşünme ve nedenselleştirme zorluğu, karar vermede güçlük, kelime bulma güçlüğü, aritmetik işlemlerde güçlük, kişilik ve davranış değişiklikleri, kaybolmalar, eskiden kolaylıkla yapabildiği işlevleri yapma güçlüğü gibi olgularla kendini göstermekte iken, Alzheimer hastalığı süreci ve evreleri üç boyutuyla tanınabilmektedir. Erken, hafif dönem; unutkanlık, yorgunluk, kelimeleri hatırlayamama, yeni şeyleri öğrenememe, sosyal davranış ve karar verme bozukluğu ile seyrederken, orta dönemde günlük yaşam aktivitelerinin sürmesini engelleyen belirti ve problemler ortaya çıkmakta, kaybolmalar, motor yetilerde bozulma, davranış problemleri gözlemlenmektedir. İleri dönemde ise, hasta bakım verenlere tam bağımlılık döneminin ortaya çıkışıyla beraber mesane ve bağırsak kontrolünde bozulma, konuşma ya da basit emirlere uymada bozukluk, hayal görme, farkındalık halinin kaybı ön plandadır.

Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı üzere Demans tek bir hastalık olmayıp, birçok hastalık sonucu ortaya çıkabilir. Tedavi edilebilir Demanslar sayıca az olmasına rağmen Alzheimer gibi büyük bir grubu oluşturan Demanslar ise kesin bir tedavisi olmamakla beraber günümüzde kullanılan ilaçlarla seyrinde bir yavaşlama yaparak bu hastalara bakan bakıcı ve yakınlarına ciddi anlamda katkı vermektedirler.

Düzenleme Tarihi: 11.06.2019