Keratokonus

Keratokonus Nedir?

Normalde yuvarlak ve dışa bombeli kornea(*) yapısının, zamanla bozularak sivrilmeye ve koni şekline gelmesidir. Normalden fazla sivrilen kornea tabakası zamanla ışığın doğru kırılmasını sağlayamaz ve görüşü bozarak düzensiz astigmata sebep olur. Genel olarak iki gözü birden etkiler. (*) Kornea, gözün en dışında, merceği koruyan ve gelen ışığın kırma derecesini belirleyerek net görmemizi sağlayan sağlam yapıdır.

[quick-content]

Keratokonus Belirtileri Nelerdir?

Keratokonusun ilk bulgusu görme bulanıklığıdır. Ayrıca şikâyetler arasında ışık hassasiyetinde artış, kamaşma, gece görüşünde azalma, baş ağrısı, okuma zorluğu, çift görme, yanma, batma ve kızarıklık hastalığın sık gözlenen bulgularıdır. Bu gruptaki hastaların hayat kalitesi düşer, görme kalitesi ileri derecede etkilenebilir.

Kimlerde görülür? Neden ortaya çıkar?

Keratokonus sıklıkla gençlik çağlarında fark edilir, nadiren yirmili ya da daha geç yaşlarda da açığa çıkabilir.

Ortaya çıkma nedenleri;

  • Genetik yatkınlık (ailede keratokonus hastasının olması) Özellikle alerjik konjunktivit yüzünden, gözün devamlı kaşınması
  • Kontakt lensin doğrudan merkezde temas yapması
  • Uzun süre göze baskı oluşturacak şekilde yatıp uyuma alışkanlığı

Keratokonus Nasıl Teşhis Edilir?

İlerlemiş keratokonus standart göz muayenesinde rahatlıkla anlaşılabilir. Başlangıç aşamasında ise, ileri kornea tetkikleri ile anlaşılmaktadır. Bununla beraber muayene sonucunda gözlük numarası sık değişiyorsa, gözlüğe rağmen görme değerleri 10/10'un altındaysa, ailede genetik yatkınlık varsa detaylı bir göz muayenesi teşhis için gerekebilmektedir.

Keratokonus Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Uygun tedavi yöntemi, gözün yapısı ve hastalığın seyrini değerlendiren hekim tarafından belirlenir. Tedavinin başarısı, hekimin uzmanlığı, hastalığın evresi, ileri teknoloji ile birlikte kullanılan cihaz ve ürünlerin güvenirliğine bağlıdır.

• Gözlük; Erken aşamada kullanılabildiği gibi, tedavinin her aşamasında da kullanılabilmektedir. Gözlük tamamen görüşün iyileşmesi için takılır ve keratokonusun ilerlemesin durdurmayabilir. İlerleyen vakalarda, düzensiz olarak artan astigmat yüzünden, rahat bir görüş sağlanmayabilir. Genel olarak hastaların düzensiz olan astigmatı, gözlük reçetelerinin sık sık yenilenmesine ve hastaların hayatlarından memnun olmamalarına sebep olabilir.

• Kontakt lensler; Gözlük takmak istemeyen veya gözlükten sonuç alamayan hastalara erken dönemdeki keratokonus için özel yumuşak keratokunus lensleri verilmektedir. İlerleyen aşamalarda ise, gaz geçirgen ve yarı sert keratokonus lensleri kullanılabilir. Bu lensler görüşün iyileştirilmesini sağlarken göz tarafından iyi tolere edilmeyebilirler. Lens kullanımı keratokonusun iyileşmesine etki etmeyeceği gibi, uzun süreli kullanımlarda kornea ile lens arasında gözü kayganlaştırıcı bir sıvı da olmadığından, hastaların korneasında tahrişe yol açabilir.

• Kornea Nakli – Keratoplasti; Keratokonus hastalarının yaklaşık % 20' lik bir kısmı kornea nakline gerek duymaktadır. Bu tip vakalarda hastanın Keratokonus'u hiçbir tedaviye cevap vermeyecek şekilde ilerlemiştir. Kornea naklinde, önce zarar gören kornea tabakasından yaklaşık 7 mm çapında bir bölüm ameliyat ortamında çıkartılır. Daha sonra da önceden bir donörden alınan sağlıklı bir kornea parçasının çıkan bölümün yerine dikilmesi ile operasyon gerçekleştirilir. Kornea naklinde her ne kadar başarı oranı çok yüksek olsa bile, sağlıklı bir kornea alınacak donör bulunmasının zorluğu, iyileşme süresinin uzunluğu, tedavinin zorluğu ve büyük bir operasyon olması nedeniyle, tedavide son tercih olmaktadır.

Kornea içi Halkalar (Intracorneal Rings)

Kornea kalınlığı yeterli olan hastalara uygulanan cerrahi, anestezik damla kullanılarak ve ameliyat ortamında gerçekleştirilir. Ameliyatta korneanın hemen altında gözün merkezine açılan kanallara 2 adet yarım daire şeklinde şeffaf halka yerleştirilir. Bu operasyonun amacı, keratokonus yüzünden yapısı değişen, bombesi bozulan kornea merkezinin doğal anatomik şekline yakın hale getirilmesidir.

Halkalar göz tarafından mükemmel bir şekilde tolere edilir. Bu tedavi her ne kadar başarılı bir yöntem olsa da her zaman keratokonusu tam olarak durduramayabilir. Bunun yanında, çoğu hastada korkea içi halka tedavisi sonrası görme seviyelerinde tatmin edici artışlar görülmektedir.

Cross Linking

Keratokonusun ilerlemeye devam ettiği durumlarda, hastaya ameliyat ortamında uygulanan ve oldukça güvenilir bir yöntemdir. Hastanın kornea kalınlığının uygun olması son derece önemlidir. Bu tedavide, göz anestezik damla ile önce uyuşturulur. Daha sonra, hastanın korneası üstüne çok küçük dozda Riboflavin (B2 vitamini) damlatılır. UVA ışınları ile birlikte uygulanan ve yaklaşık 5 dakika süren bu işlem korneanın incelen ve zayıflayan kolajen yapıya sahip dokusunu güçlendirerek, keratokonusun ilerlemesini yavaşlatabilir veya durdurabilir. Bu işlem sonrasında hastalar genellikle birkaç hafta içinde günlük yaşantılarına dönebilirler.