Ağız ve Diş Sağlığı

Ağız ve Diş Sağlığı kliniğimizde alanında deneyimli hekim ve sağlık personelimiz ile hizmet vermekteyiz. 
Kliniğimizde; İmplant, Protez, Estetik, Dolgu, Kanal Tedavisi, Diş Eti Hastalıkları, Çocuk Diş Tedavisi, Diş Taşı Temizliği, Diş Çekimi, 20 Yaş Diş Çekimi gibi alanlarda tanı ve tedavi uygulamaları yapılmaktadır. 

Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

Dişler üzerinde biriken bakteri plağı içerisindeki şeker ile beslenen bakterilerin asit atağı sonucu dişlerin mineral yapısının bozulması ve kavite denilen oyukların oluşmasıdır.


Diş çürüğüne nasıl engel olabiliriz? 

Sabah kahvaltısından sonra ve akşam yatmadan önce dişlerin fırçalanması, ara yüz temizliğinin sağlanabilmesi için diş ipi uygulanması, florürlü diş macunlarının kullanılması, ana öğünler dışında şekerli gıdaların tüketilmemesi ve diş hekimlerine rutin kontrol ziyaretleri ile diş çürüklerinin önüne geçilebilir. 


Diş çürüklerinin ve aşınmalarının tedavisi nasıl yapılır?

Diş çürüklerinin tedavisinde çürüğün seviyesi önemlidir. Kavitasyon oluşmamış çürüklerde, florür uygulamasıyla çürüğün ilerlemesi engellenir, kavitasyon oluşmuş fakat dişin sinirine ilerlememişse dolgu yapılır, dişin sinirini içeren durumlarda kanal tedavisi uygulanır. 

Dişler en çok yediğimiz ve içtiğimiz şeyler nedeniyle beyazlığını kaybeder. Renklendirici içeren bütün yiyecek ve içecekler (vişne suyu, kırmızı şarap), çay ve kahve gibi kafeinli içecekler ve en çok da sigara dişlerin lekelenmesine neden olur. Çocukluk döneminde kullanılan bazı antibiyotikler renk değişimine neden olabilir.


Diş nasıl beyazlatılır?

Ofis ve ev tipi olmak üzere iki çeşit beyazlatma yöntemi vardır. Ofis tipi beyazlatma, klinik ortamda yapılır ve yaklaşık 1 saat sürer. Dişlerin dış yüzeyine beyazlatıcı ajanlar sürülür ve bu ajanların ışıkla reaksiyona sürmesi sonucu beyazlama gerçekleşir.
Ev tipi yöntemde beyazlatma süreci daha uzun sürmektir. Dişin yüzeyindeki renklenme durumuna bağlı olarak 5 ile 7 gün arası süren bir süreçtir. Kişiye özel bir plak yapılır ve bu plağın içine beyazlatma jeli konur. Günde 4-8 saat bu plağın kullanılması ile beyazlatma sağlanır.
Her iki diş beyazlatma seçeneğinde, peroksit bazlı ağartma maddeleri kullanır. Evde tipi beyazlatma % 3 ila% 20 arasında peroksit (karbamid veya hidrojen peroksitler) içerir. Ofis tipi olanlar ise % 15 ila % 43 arasında peroksit içerir.

Diş beyazlatma kalıcı mıdır?

Kalıcılık yaklaşık 6 aydır fakat renklendirici içeren yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, çay, kahve ve sigara içilmesi sonucu daha kısa sürede de dişler yeniden lekelenebilir.
Diş beyazlatma güvenli midir?
Diş beyazlatma ajanları tamamen doku dostudur ve herhangi bir dezavantajı açıklanmamıştır. Fakat hekimin tecrübesi, kullandığı materyal ve cihaz büyük önem taşımaktadır.

İlk olarak ilgili dişe anestezi uygulanıp çürük temizlenir sonrasında artık diş kökündeki kanallara giriş yapılır. Kök kanalları hem mekanik olarak hem de solüsyonlarla kimyasal olarak temizlenip dezenfekte edilir. Bu aşamada eğer dişte yoğun bir enfeksiyon varsa tedavi 2. seansa bırakılır ve kanallara uzun sureli dezenfeksiyonu sağlamak için kanal içi bir ilaç yerleştirilir ve tercihen en az 1hafta geçici dolgu ile beklenir. Dişte 2.seası gerektirecek bir durum yoksa hekim tarafından kök kanal tedavisi tamamlanıp daimi dolgusu yapılır. 


Kanal tedavisi ne kadar sürer?

Kanal tedavisi süresi değişkenlik göstermektedir. Dişteki kök kanalı sayısı, enfeksiyon varlığı, kök kanallarının anatomisi, zorluğu ve hasta uyumu, tedavi suresini etkilemektedir. Genel olarak 3 kanallı bir dişin tedavisi ortalama 1 ila 1,5 saat sürebilir.

Kanal tedavisi ağrılı mıdır?

Anestezi uygulaması ile kök kanallarındaki sinirlerin uyuşturulmasıyla ağrısız bir tedavi sağlanır. Fakat çok ağrılı vakalarda bazen tek başına yapılan anestezi yeterli olmayabilir ve destek anesteziler gerekebilir. Seans aralarında ve kök kanal tedavisi sonrası 1-2 hafta kadar ağrı hissedilmesi normaldir.

Tedavi esnasında kanama olur mu?

Nadir de olsa kanal tedavisi esnasında kök kanalından kanama görülebilir fakat bu, cerrahi bir işlem kadar yoğun ve hastayı rahatsız edecek düzeyde değildir. Hekim tarafında kısa sure de kontrol altına alınabilir. 


Dişlerin çapraşıklıklarını ve düzensizliklerini, çene kemiklerinin birbirleri ve kafa kemikleriyle ilişkisini inceleyen ve bunlara bağlı mevcut problemlerin teşhisini koyan bilim dalıdır. Ortodontik tedavi de; bu sistemde oluşan bozuklukların ortopedik dişsel olarak tedavi edilme şeklidir. Ortodontik tedavi, sadece estetik kaygısı taşımaz; ileride karşılaşması mümkün olabilecek dişeti hastalıklarının önlenmesi, çene eklemindeki problemlerin önlenmesi, çiğneme fonksiyonunun sağlanması ve konuşma bozukluğu olan bireylerin bu problemini gidermesini amaçlar.

Ortodontik tedavilerde yaşın önemi nedir?

Ortodontik problemler; dişsel problemler (çapraşıklık, eğik dişler, aralıklı dişler, dönük dişler) ve iskeletsel problemler ( üst veya alt çenenin normalden önde ya da geride olması, ön açık kapanış) olmak üzere iki türlüdür. Bu iki problemden sadece biri görülebileceği gibi aynı anda ikisi de görülebilir.
Dişsel problemlerde yaş sınırlaması yoktur. Yani birey kaç yaşında olursa olsun, ağızda sağlıklı kemik ve yeterli miktarda diş varsa ortodontik tedavi görebilir. Çünkü dişler hayat boyu hareket edebilir.
İskeletsel problem varsa tedavide yaş çok önemli bir kriterdir. Erkeklerde büyüme gelişim 17 yaşlarda iyice yavaşlamaya başlarken, kızlarda bu 16 yaş civarındadır. 10-15 yaş arası, iskeletin hızlı geliştiği bir dönemdir ve bu dönemlerde iskeletsel problemler ortodonti uzmanı tarafından kolaylıkla tedavi edilebilir. Üst çenenin geride olduğu bireylerde ise ortodontik tedavi daha erken yaşlarda (7-9 yaş) başlanmalıdır. Bu nedenle ileride oluşabilecek problemlerin önüne geçebilmek için erken yaşlarda çocukların ortodonti uzmanına düzenli olarak muayene olmaları gerekmektedir.

Ortodontik tedavi ne kadar sürer?

Aktif ortodontik tedavi ortalama 1-2 yıl sürer. Ancak tedavinin şekline, hastanın yaşına, kooperasyonuna göre zaman değişmektedir.

Mikrobiyal dental plak, fırçalama ile dişlerden uzaklaştırılmadığı durumlarda tükürükteki mineraller ile birleşerek diş taşını oluşturur. Diş taşı hastalar tarafından fırçalama ile kaldırılmayacağı için klinik ortamında profesyonel olarak hekim tarafından diş taşı temizliği (detartraj) ile kaldırılmalıdır. Gerekli olduğu durumlarda 6 ayda bir diş taşı temizliği yapılabilir.
Gülüş estetiğinde dişimiz (beyaz doku) kadar diş eti (pembe doku) da çok önemlidir. Gülüş sırasında diş etlerinin görünürlüğü seviyesi ve simetrisi değerlendirilir. Gerekli durumlarda diş boyu uzatılması ya da diş eti seviyeleme işlemleri yapılabilir. Sonrasında dişlerin yenilenmesi yapılır. Bunlar estetik dolgular, diş beyazlatma, porselen kaplamalar ve eksik dişlerin tamamlanmasına yönelik implantlar şeklinde sıralanabilir.