Beslenme ve Diyet

Beslenme ve Diyet bölümümüzde, sağlıklı beslenme bilincinin ve hastaların iyileşme sürecinde tedavilerine uygun beslenme programlarının oluşturulması hedeflenmektedir.
Bu konuda alanında uzman diyetisyenimiz hastalarımıza hizmet vermektedir. 

Kliniğimizde verilen başlıca hizmetler;
Diyabet, Kalp-Damar, Hipertansiyon hastalarına özel beslenme planları,
Mide ve bağırsak hastalarına özel beslenme planları,
Gelişme dönemindeki çocuklara özel sağlıklı beslenme programları,
Gebelik veya emzirme sürecindeki annelere özel beslenme planları,
Sağlıklı kilo alma programları,
Sağlıklı ve planlı kilo verme programları ve tedavileri.


Hekimlerimiz

Sık Sorulan Sorular

Doğum hekimi, vücut değerlerine göre gebelik sürecinde bir diyet programı oluşturabilir. Anne adayının gebelik öncesi ağırlığı ideal kilosunun üzerindeyse, ilk üç ay doktor kontrolünde diyet programı uygulanır. 3. aydan sonra bebeğin beyin gelişimi başlayacağı için ayda 0,5 – 1 kg alacak şekilde bir beslenme programı oluşturulur. Anne adayı ideal vücut ağırlığı ile gebe kaldıysa, kilosunu koruması beklenir. 3. aydan sonra 1-1,5 kg’lık kilo artışı olacak şekilde bir beslenme programı oluşturulur. Anne adayı gebe kalmadan önce vücut ağırlığı ideal kilosunun altındaysa ideal kilosuna ulaşması için bir beslenme programı uygulanır. Anne adayının ayda ortalama 2 kg alması sağlanır.
Gebelikte beslenme, anne adayının kronik hastalıkları, yaşı ve kilosu dikkate alınarak planlanır. Gebeye her besin öğesi verilerek günlük enerji ihtiyacını karşılayan bir beslenme tedavisi uygulanır. Beslenme tedavisinde karbonhidrat, protein ve yağdan gelen enerji hastanın yaşam tarzına göre öğünlere paylaştırılır. Bazı gebeliklerde gestasyonel diyabet ortaya çıkabilir. (Gebelik diyabeti daha önceden diyabeti bulunmayan bir kadında, gebelik sırasında ortaya çıkan ve bebeğin doğumu ile birlikte genellikle ortadan kaybolan, geçici bir diyabet şeklidir.) Bu gebelerde kilo kontrolü kan şekerini dengelenmesi için çok önemlidir. 
Diyabet hastalarının %80’i obezite problemi yaşamaktadır, bu sebepten hastaya vücut analizi yapıldıktan sonra hedef bir kilo belirlenir ve sağlıklı kilosuna gelene kadar zayıflama tedavisi uygulanır. Beslenme tedavisi ve zayıflama, diyabet hastalarının yaşam kalitelerini arttırmak açısından oldukça önemlidir. Önlem alınmadığı takdirde diyabetin uzun vadede hastaya getirebileceği komplikasyonlar aşağıdaki gibidir; 
Retinopati: Gözün damarları ve retinanın bozuklukları, Diyabetik Nefropati: Böbreklerdeki kılcal damar bozukluğuna bağlı bozukluklar, Nöropati: Çevresel sinirlerde görülen bozukluklar) engellemek amacı ile yapılır.
Hastalığın cinsine göre (Kronik İskemik Kalp Hastalığı, Kapak, Hipertansiyon), birlikteki hastalıklarda ( Diyabet, Kronik Böbrek Yetmezliği, Periferik Arter Hastalığı vs.) beslenme şekli küçük farklılıklar gösterebilir. Temelde tuz kısıtlaması, düşük kolesterollü, Omega 3'den zengin diyet içermelidir. Hastalıkların çoğunun kökeninde obezite yattığından zayıflamaya yönelik bir diyet uygulanır ve eğer hastanın multi sistem rahatsızlıkları da varsa diyetisyen eşliğinde bir program hazırlanmalıdır. 
Mide rahatsızlıkları arasında en çok reflü, gastrit ve ülser görülür. Rahatsızlığın çeşidine göre  beslenme tedavisi de farklılık göstermektedir. Rahatsızlıkları yaşayan hastaları rahatlatmak için az miktarda ama sık beslenmesi önerilmektedir. Eğer hasta ideal kilosunun üzerindeyse, kilo vermesi mide sıkışıklığının azalmasını sağlayacaktır. 
İdeal beslenme şeklini doktorunuza danışarak aşağıdaki gibi düzenleyebilirsiniz.  
Sık ama az ve yenilmeli (3 ana -3 ara öğün), gazlı ve asitli içeceklerden kaçınılmalı, yemek esnasında içecek içilmemeli, sıvı alımı öğünler arasında yapılmalıdır. Yemekler çok sıcak ya da soğuk olmamalı, yavaş yenmeli ve uzun süre çiğnenmelidir. Mideyi yoracak ve tahriş edecek yiyeceklerden kaçınılmalıdır.
Ülser yarasının iyileşmesini yavaşlatacak sigara ve alkolden kaçınılmalı, protein yönünden zengin, A,B,C vitaminlerince zengin gıdalarla beslenerek iyileşme hızlandırılmalıdır. Yemeklerde bitkisel yağlar özellikle zeytinyağı tercih edilmelidir. Mideyi ve bağırsakları fazla yormamak için ve ülser ilaçlarının kabızlık etkisini azaltmak adına posalı (lifli) gıdalar yenmelidir. Tuz, çay ve kahve tüketimi azaltılmalı yerine bitki çayları tercih edilmelidir.