Yapay Zekâ ile Özetle İçeriği AI servisine gönder

AI yanıtları bilgi amaçlıdır; doktor görüşünün yerini tutmaz.

Çağrı Merkezi

Çağrı Merkezi

4442324

Yapay Zekâ ile Özetle İçeriği AI servisine gönder

AI yanıtları bilgi amaçlıdır; doktor görüşünün yerini tutmaz.

Keratokonus Tedavisi
Keratokonus, gözün ön kısmındaki saydam tabaka olan korneanın zamanla ilerleyici şekilde bombeleşmesi ve sivrileşmesiyle görülen bir hastalıktır. Hastalık başlangıçta tek gözde ortaya çıkabilir, daha sonra diğer gözde de görülebilir.

Günümüzde gelişen tanı yöntemleri sayesinde keratokonus daha erken dönemde saptanabilmektedir. Bu rahatsızlık nedeniyle görme bozukluğu, görme kalitesinde azalma ve ileri durumlarda görme kaybı görülebilmektedir.

Keratokonus Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler kişiden kişiye göre değişebilmektedir fakat doğuştan ortaya çıkan bir rahatsızlık değildir. Çok erken dönemlerinde, yoğun belirti vermeyen, herhangi bir görme bozukluğu yapmayan, kişiyi hekime getirmeyen keratokonus tiplerine rastlanabilmektedir. Rutin göz muayenelerinde, gözlük numarası sürekli değişen ve buna rağmen yeterli görme düzeyine ulaşamayan çocuk ve gençlerde keratokonustan şüphelenilebilmektedir.

Bu yaş grubunda göz numarasının değişmesi beklenebilse de keratokonusta miyop ve astigmat değerleri daha hızlı ilerleyebilmekte, gözlükle beklenen görme düzeyi sağlanamayabilmektedir. Ayrıca yine erken dönemde dile getirilen şikayetler, kamaşma, çarpık görme (bir nesneyi eğri büyrü görme), görüntünün çoğalması (bir nesneyi yan yana birkaç tane birden görme) ve gece görmesinin bozulmasıdır. Özellikle alerji nedeniyle gözlerini sık ve sert şekilde ovuşturan kişilerde keratokonus açısından dikkatli olunması önemlidir.

Keratokonus ve Alerji İlişkisi

Keratokonus ile alerjik göz hastalıkları arasında ilişki bulunmaktadır. Alerjiye bağlı kaşıntı ve sulanma, gözlerin sık şekilde ovuşturulmasına neden olabilir. Gözleri sık ve sert şekilde ovuşturmak keratokonusun gelişimi ve ilerlemesi açısından risk faktörleri arasında değerlendirilmektedir.

Keratokonus Kimlerde Görülür?

Ülkemizde özellikle sıcağın ve alerjinin yoğun olarak görüldüğü bölgelerde (Güneydoğu Anadolu Bölgesi) daha sık gözlemlenmektedir. Özellikle 15 – 16 yaşlarında yani ergenlikle birlikte ortaya çıkabildiği gibi daha erken yaşlarda da görülebilmektedir. Düzenli göz muayenelerinin yapılması ve belirtilerin takip edilmesi önemlidir. Bu göz rahatsızlığı 35 – 40 yaşlara kadar da ilerleyebilmektedir. Kırklı yaşlardan sonra çok fazla ilerlediği görülmemiştir. Ama ufak yaşlarda görülme sıklığı ve ilerlemesi kesinlikle daha fazladır. Genetik yatkınlığın da rol oynayabildiği keratokonusta, aile öyküsü bulunan kişilerin düzenli göz kontrollerini sürdürmesi önemlidir.

Keratokonus Teşhisi

Keratokonus tanısında rutin göz muayenesinin yanı sıra çeşitli tetkiklerden yararlanılmaktadır. Özellikle gözlük numarası sürekli değişen, keratokonus şüphesi bulunan veya aile öyküsü olan kişiler ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir. Göz topografisi dediğimiz ayrıntılı tarama neticesinde dakikalar içerinde sonuca varabilmekteyiz. Kornea topografisinden hem tanı hem de takip sürecinde yararlanılabilmektedir.

Keratokonus ve Kontak Lensler

Keratokonusu artık ilerlemeyen hastalarda ( 35 – 40 yaş arası ) gözlük ve kontak lens ile görme kalitesini arttırmayı önerebiliriz . Keratokonusa özel detaylandırılan bu lensler eskiden sadece sert lensler iken şu anda yarı sert lensler, etrafı yumuşak ortası sert lensler ve sert lensler gibi çeşitlenmektedir. Kontak lens kullanacak hastaların biraz sabırlı olması gerekmektedir çünkü uygun lenslerin bulunması yapılan denemeler sebebiyle biraz zaman alacak bir uygulamadır. Bu tak çıkar ve alıştırmalar hastanın bazen 2 saatini bazen 6-7 saatini alabilir. Gözlük veya kontak lens kullanımında yeterli görme düzeyine ulaşılamayan seçilmiş ve uygun hastalarda halka tedavisi değerlendirilebilmektedir.

Keratokonus Ameliyatları

Bu rahatsızlıkta tedaviler de kişiye özeldir yani her bir hastaya, farklı bir prosedür uygulanabilir. Cerrahi tedavilerde günümüzde en yaygın uygulama ise Cross-linking dediğimiz Türkçesi çapraz bağlama veya halk arasında ışın tedavisi olarak bilinen tedavidir. Bu ;hastalığın ilerlemesini durduran bir işlemdir.

Cross-linking işleminde damla anestezisi kullanılır.İlk önce korneanın önündeki çok ince bir tabaka olan epidel doku alınır. Bundan sonra yarım saat boyunca 3 dakika aralarla Riboflavin vitamininin damlatılması ve son aşamada 30 dakika ultraviyole ışığının (UVA) tatbik edilmesi ile neticelendirilir. İşlem sonrası hastanın gözünü kapatmaya gerek yoktur. Birinci ve üçüncü gün yapılan kontrol sonrası, koruma için takılan kontak lens çıkartılır. Hastalar operasyon sonrası bir süre bulanık görebilirler ama bu süre geçicidir. Hastanın işlem sonrası göz damlalarını düzenli kullanması da çok önemlidir .Bu operasyondaki öncelikli amaç, hastalığın durdurulmasıdır. Bu işlemden sonra hastaya gözlük ya da keratokonusa özel kontak lensler önerilir. Hasta yine de görme kalitesinde tatmin olmuyorsa diğer tedavi yöntemleri önerilir.
 
Bir diğer tedavi seçeneği, kornea halkası (korneal ring) uygulamasıdır. Bu yöntemde amaç hastanın görme kalitesini arttırmaktır. Kontak lense uygun olmayan hastalarda tercih edilen bir yöntemdir. Bu yöntemde kanal oluşturma işlemi geçmişte cerrahi kesi ile gerçekleştirilirken günümüzde femtosaniye lazerden yararlanılabilmektedir. Femtosecond lazer ile yaklaşık 10 saniyede kanal oluşturulmakta ve halkanın takılması 1-2 saniye sürmektedir. Bu ameliyatta damla anestezi kullanılır ve bu işlem toplam 3-4 dakikada biter. Hasta o gün sosyal hayatına devam edebilir, gözün kapatılmasına gerek yoktur. 

Sınırlı ve seçili hastalarda farklı cerrahi işlemler de olabilmekte, göz içi mercek uygulamaları yapılabilmektedir.

Keratokonus Ameliyatı Sonrası

Cerrahi bir müdahale atlatıldığı için hastalardan ilaçlarını düzenli kullanmaları öncelikli olarak beklenir. Hasta, ovuşturarak göz kaşımadan kesinlikle kaçınmalıdır. Gözlerde işlem yapıldığı için güneşe hassasiyet oluşacağından gün ışığında güneş gözlüğü mutlaka kullanılmalıdır. Mikrobik ortamlardan uzak durulmalıdır.

Keratokonus Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Her rahatsızlıkta olduğu gibi bu hastalıkta da erken teşhis ve tanı çok önemlidir. Bazen hastalık ileri bir aşamaya ulaşabilir. Kornea aşırı sivrileşmiş, bombeleşmiş ve opak hale gelmişse kornea nakli gerekebilmektedir.  Hastalığın ilerlemesi Cross-linking ile durdurulabilmektedir. Böylece hastalığın kornea nakli gerektirebilecek ileri evrelere ulaşmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
İletişim Formu Covid-19 Bilgilendirme Whatsapp Destek
Bu internet sitesi veri politikalarına uygun çerezler kullanır. Bu internet sitesine bakmaya devam etmeniz, çerez kullanımımızı kabul ettiğiniz anlamına gelir.