No Touch Lazer (Trans-PRK), kırma kusurlarının düzeltilmesinde kullanılan lazer uygulamalarından biridir. Göze temas edilmeden gerçekleştirilen bu yöntem; uygun hastalarda miyopi, astigmat ve bazı hipermetropi vakalarında değerlendirilmektedir. Uygulama öncesinde kornea yapısı, göz numarası, göz yüzeyi sağlığı ve genel göz muayenesi bulguları detaylı şekilde incelenir.
Lazer tedavilerinde her bireyin göz yapısı farklı olduğu için No Touch Lazer uygulamalarının uygunluğu kişiye özel değerlendirilir. Özellikle kornea kalınlığı, göz numarasının stabil seyretmesi ve eşlik eden göz hastalıklarının varlığı tedavi planlamasında önemlidir.
No Touch Lazer, göze temas edilmeden uygulanan ve kırma kusurlarının düzeltilmesinde kullanılan lazer yöntemlerinden biridir. Kornea yüzeyine cihaz teması olmadan uygulanır ve uygun hastalarda miyopi ile astigmat tedavisinde değerlendirilebilir.
No Touch Lazer ameliyatı öncesinde hastanın göz yapısı detaylı şekilde değerlendirilir. Göz numarası ölçümleri, kornea kalınlığı, kornea topografisi ve göz yüzeyi muayenesi gibi incelemeler yapılarak lazer tedavisine uygunluk belirlenir.
İşlem sırasında göze damla formunda lokal anestezi uygulanır. Ardından excimer lazer teknolojisi kullanılarak korneanın ön yüzeyine, herhangi bir fiziksel temas olmadan planlanan lazer uygulaması gerçekleştirilir. İşlem sırasında hastanın cihaz ışığına odaklanması istenir ve göz hareketleri gelişmiş takip sistemleri ile kontrol altında tutulur.
İşlem genellikle kısa sürede tamamlanır. Süre, göz yapısı ve uygulama planlamasına göre değişebilir.
No Touch Lazer (Trans-PRK) uygulamaları; göz yapısı uygun bulunan ve kırma kusurlarının lazer tedavisi açısından değerlendirilebildiği kişilerde planlanabilmektedir. Özellikle miyopi, astigmat ve uygun bazı hipermetropi vakalarında uygulanabilen yöntemlerden biridir.
Genellikle:
18 yaş ve üzerindeki,
Göz numarası belirli bir süre stabil seyreden,
Kornea yapısı uygun bulunan,
Aktif göz enfeksiyonu veya ileri düzey kornea hastalığı bulunmayan
kişilerde değerlendirme yapılabilmektedir.
Bununla birlikte:
Miyopi, hipermetrop ve astigmatı olan,
Göz travmasına açık meslek gruplarında çalışan,
Aktif sporla ilgilenen,
Lazer uygulaması sırasında göze temas edilmesini tercih etmeyen,
Kesili işlem içermeyen lazer yöntemleri hakkında bilgi almak isteyen kişiler
için de uygundur.
Ancak her bireyin göz yapısı farklı olduğu için lazer uygulamalarının uygunluğu yalnızca detaylı göz muayenesi, kornea analizleri ve uzman hekim değerlendirmesi sonrasında belirlenmektedir. Kornea kalınlığı, göz yüzeyi sağlığı, göz kuruluğu düzeyi ve retina yapısı gibi faktörler tedavi planlamasında önemlidir.
No Touch Lazer ameliyatı sonrası iyileşme süreci kişiden kişiye farklılık gösterebilir. İşlemden sonraki ilk günlerde gözlerde batma, sulanma, yanma hissi, ışık hassasiyeti ve geçici bulanık görme gibi şikayetler görülebilmektedir. Bu belirtiler genellikle iyileşme sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirilir.
İşlem sonrasında göz yüzeyinin iyileşmesini hızlandırmak amacıyla hekim tarafından önerilen damla tedavisi düzenli kullanılmalıdır. Ayrıca gözlerin ovuşturulmaması, hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve kontrol muayenelerinin aksatılmaması önerilmektedir.
No Touch Lazer sonrası iyileşme döneminde:
Tozlu ve yoğun dumanlı ortamlardan kaçınılması,
Havuz, deniz ve sauna gibi enfeksiyon riskini artırabilecek alanlara bir süre ara verilmesi,
Güneş ışığına karşı koruyucu gözlük kullanılması,
Ekran kullanımında göz konforunun gözetilmesi
önerilir.
Görme kalitesinin net bir hale gelme süreci kişisel kornea yapısına ve iyileşme hızına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Bu nedenle işlem sonrası takip sürecinin uzman hekim kontrolünde yürütülmesi önemlidir.
No Touch Lazer sonrası gözlerde ışık hassasiyeti gelişebileceği için hekim önerisine göre güneş gözlüğü kullanılabilir. Özellikle dış ortamda UV koruması sağlayan gözlükler tercih edilmelidir.
İşlem sırasında damla anestezi kullanıldığı için genellikle ağrı hissi minimal düzeydedir. Ancak işlem sonrasında ilk birkaç gün batma, yanma ve hassasiyet hissi oluşabilir. Şikayetlerin düzeyi kişiden kişiye değişebilir.
No Touch Lazer ve PRK, kornea yüzeyine uygulanan ve yüzey ablasyonu olarak adlandırılan lazer tedavi yöntemleridir. Her iki yöntemin temel amacı; miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarını korneada flep açmadan düzeltmektir.
No Touch Lazer ile PRK farkı şu şekildedir:
PRK Yönteminde: Korneanın en üstündeki epitel tabakası, cerrahi bir aparat yardımıyla mekanik olarak uzaklaştırılır ve ardından lazer uygulamasına geçilir.
No Touch Lazer (Trans-PRK) Yönteminde: Göze hiçbir fiziksel temas gerçekleşmez. Epitel tabakasının uzaklaştırılması da dahil olmak üzere tüm süreç, doğrudan lazer ışınları ile saniyeler içinde tamamlanır.
Hangi yöntemin uygun olduğu; yaşam tarzı, mesleki ihtiyaçlar ve detaylı bir oftalmolojik muayene sonrası belirlenmelidir.
Uygun koşullar sağlandığında yılın farklı dönemlerinde değerlendirilebilir. Ancak işlem sonrası güneş koruması ve hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.
Hayır, No Touch Lazer ile sağlanan düzeltme kalıcıdır. Başarı oranı oldukça yüksektir. Sadece çok nadir vakalarda, kişinin kornea yapısına veya iyileşme hızına bağlı olarak küçük değişimler gözlemlenebilir; ancak bu durum günlük hayatı etkileyecek seviyede değildir.
Uygun bulunan hastalarda işlem her iki göze aynı seansta uygulanabilmektedir. Ancak uygulama planlaması; göz yapısı, muayene bulguları ve uzman hekim değerlendirmesine göre belirlenir.
İşlem sonrasında ilk günlerde görmede dalgalanma ve bulanıklık görülebilir. Görme netliğinin artış süreci kişisel iyileşme hızına ve kornea yapısına göre değişiklik gösterebilir. Bazı kişilerde günlük yaşam konforu kısa sürede artarken, tam görsel stabilizasyon daha uzun sürede gerçekleşebilir.