Göz akında aniden oluşan parlak kırmızı bir leke, birçok kişi için endişe verici görünebilir. Halk arasında gözde kılcal damar çatlaması ya da gözde kılcal damar kanaması olarak bilinen bu durum, çoğu zaman ağrısızdır ve görmeyi etkilemez. Tıbbi adı subkonjonktival kanama olan bu tablo, göz yüzeyindeki ince damarların çatlaması sonucu ortaya çıkabilir. Her ne kadar çoğunlukla zararsız olsa da, bazı durumlarda altta yatan sistemik hastalıkların işareti de olabilir.
Subkonjonktival hemoraji, gözün beyaz kısmını örten ince zar tabakasındaki (konjonktiva) kılcal damarların çatlaması sonucu oluşan yüzeysel bir kanamadır. Halk arasında genellikle gözde kılcal damar çatlaması veya gözde kan toplanması olarak adlandırılır. Bu durumda kan, gözün dış yüzeyinde birikebilir ve göz akında parlak kırmızı bir leke şeklinde görülür.
Subkonjonktival hemoraji şiddetli öksürük, hapşırma, ağır kaldırma, gözü sert ovalama, travma, yüksek tansiyon, kan sulandırıcı ilaç kullanımı veya damar hassasiyeti gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.
Gözde kılcal damar çatlaması, çoğu zaman zararsızdır ve günlük hayatta fark etmeden yaptığımız hareketler bile damarların çatlamasına yol açabilir.
Subkonjonktival hemorajinin en sık görülen nedenleri şunlardır:
Ani basınç artışı: Şiddetli öksürük, hapşırma, kusma, ağır kaldırma veya ıkınma sırasında damar içi basınç aniden yükselebilir.
Gözü sert ovalamak: Gözleri kuvvetli şekilde ovalamak mekanik travma yaratır ve yüzey damarlarını zedeleyebilir.
Travma ve darbe: Göze veya göz çevresine alınan küçük darbeler bile damar çatlamasına yol açabilir.
Yüksek tansiyon: Kontrolsüz hipertansiyon damar duvarlarını zayıflatır ve kanama riskini artırır.
Kan sulandırıcı ilaçlar: İlaçlar pıhtılaşmayı etkileyebildiği için küçük damar kanamaları daha kolay oluşabilir.
Diyabet ve damar hastalıkları: Şeker hastalığı küçük damar yapısını bozarak çatlamaya zemin hazırlayabilir.
Göz kuruluğu ve ekran yorgunluğu: Uzun süre ekran kullanımı göz yüzeyini tahriş eder ve damarların belirginleşmesine neden olabilir.
Bazı kişilerde gözde kılcal damar belirginleşmesi sürekli görülebilir. Bunun nedenleri:
Alerjik reaksiyonlar
Uzun süreli ekran maruziyeti
Uykusuzluk
Kontakt lens kullanımı
Çevresel irritanlar
Bu durum genellikle kanama değildir, ancak göz yüzeyinin tahriş olduğunu gösterir.
Subkonjonktival hemoraji genellikle belirgin şikayet yaratmaz. En dikkat çekici belirti, gözün beyaz kısmında ortaya çıkan kırmızı renkli lekelerdir.
Belirtiler ise şunlardır:
Göz akında parlak kırmızı alan: Kanama genellikle tek bir bölgede net sınırlı bir leke şeklinde görülür.
Ağrı olmaması: Çoğu hastada ağrı hissi oluşmaz.
Görmenin etkilenmemesi: Görme bulanıklığı yapmaz.
Hafif dolgunluk hissi: Bazı kişiler gözünde basınç ve doluluk hissi tarif edebilir.
Hafif batma ve kuruluk hissi: Nadir de olsa yüzey tahrişine bağlı olabilir.
Çoğu durumda gözde kılcal damar kanaması tehlikeli değildir. Tıbbi olarak subkonjonktival kanama denilen bu durum genellikle ağrısızdır ve 1–2 hafta içinde vücut tarafından emilerek kendiliğinden kaybolabilir.
Ancak her kanama tamamen önemsiz kabul edilmemelidir. Bazı durumlarda altta yatan bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Şu durumlarda dikkat gerekir:
Kanama sık sık tekrarlıyorsa
Görme bulanıklığı eşlik ediyorsa
Ağrı veya batma hissi varsa
Travma sonrası oluştuysa
Kanama alanı hızla büyüyorsa
Vücudun başka bölgelerinde kolay morarma görülüyorsa
Yüksek tansiyon ve diyabet öyküsü varsa
Gözde kılcal damar kanaması çoğu zaman kendiliğinden geçebilir. Bu durum gözün yüzeyinde oluştuğu için vücut, biriken kanı zaman içinde doğal olarak emerek temizler. İyileşme süresi ise genellikle 7–14 gün arasındadır.
Süreci rahat geçirmek ve iyileşmeyi desteklemek için şunlara dikkat edilebilir:
Gözü ovalamaktan kaçınılabilir.
Suni gözyaşı kullanılabilir.
Ekran süresini azaltılabilir.
Soğuk kompres uygulanabilir.
Kontakt lens kullanımına ara verilebilir.
Tansiyon kontrolü sağlanmalı.
Kanama sık tekrarlıyorsa, ağrı veya görme azalması eşlik ediyorsa ya da travma sonrası oluştuysa alanında uzman bir göz hekimi değerlendirmesi gerekebilir.
Tekrarlayan kanamalar yüksek tansiyon, diyabet, kan sulandırıcı ilaç kullanımı veya damar hassasiyetiyle ilişkili olabilir. Sık tekrar ediyorsa uzman bir hekim muayenesi gerekebilir.
Gözleri dinlendirmek, suni gözyaşı kullanmak, soğuk kompres uygulamak ve gözü ovalamaktan kaçınmak iyileşmeyi destekleyebilir.
Yanlış kontakt lens kullanımı veya hijyen eksikliği göz yüzeyini tahriş ederek damar hassasiyetini artırabilir.
Hayır. Göz içi kanamalar daha ciddi bir durumdur ve acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Yüzeysel damar çatlaması ise genellikle zararsızdır.